Sahibinden satılık yeni ya da ikinci el müzik setleri Ücretsiz giriş, doğru fiyat, hızlı satış şansı

Yazı, Makaleler

Yazı, Makaleler kategorisine ait (67 kayıt bulundu)
Giriş Yapmak için Tıklayınız

18.08.2018 21:37

Homulus Saphienus Audiophilus İnsanı Ortak Özellikleri

Bu gün kullandığımız  www.audiophile.org sitesinin başlangıç noktasının, 2013 yılında yazılan bu geyik makale olduğunu çok az kişi bilir. Makalenin en altında bu konuyu kısaca anlattımHomulus Saphienus Audiophilus İnsanı Ortak Özellikleri Dünyamızda son elli yıldır neslini sürdüren iki bacaklı ümitsiz bir yaratıktır  Tek cinslidir. Dişisi olmadığından üreme yolu ile çoğalamaz, mikoza yoluyla bölünerek neslini devam ettirir.Üremek için önce kendine bir bilgisiz bir yeni meraklıyı mürit olarak seçer, tüm eski aletlerini ona satar.İnsaflı ise çok uygun fiyatlara aletler satın alma fırsatları yakalanabilir, insafsız ise büyük bir keyif ile piyasa değerinin üzerinde bir ticaret işlemi gerçekleştirilir.Homulus saphienus audiophilius insanları dünyasında bu işlemler, “çakma” veya “geçirme” işlemleri olarak adlandırılır. Müridi biraz bilgilenip keklendiğini fark edince ona küser, o da kendine yeni bir mürit bulur.Bu cinslerin çoğalarak büyümesi böylece tekamül eder. Ancak bir yandan müridini kaçırdığı için her fırsatta “bir halt bildiği yok abi” kelimeleri ile hayıflanmaktan ve her gittiği ortamda onu üstü kapalı olarak eştirmekten kaçınmaz.  Homulus saphienus audiophilius insanının bu özelliklerini keşfetmiş ticari zekası kuvvetli hemcinsleri ise üçüncü maddede sözü edilen bu tip çakma ve geçirme işlemlerini büyük bir zevkle profesyonel meslek sahibi olarak yerine getirirler.10 $ maliyeti bulunan bir ara bağlantı kablosu 200 $ a satılır, kimse tenezzül edip almaz. Etrafına tel dolanır, kum doldurulur, naylon sarılır, iyice kalınlaştırılır, 2.000 $ a satılır, tüm homulus saphienus audiophilius insanlarının bir müddet için referansı haline gelir, 6 ay geçmeden bıkılır.Hangi aleti alırsa alsın memnun kalmaz, ama yine de yoluna devam eder.Alet ince ve hafif olursa beğenmez. Altına sehpa, ayak vs koyup kalınlaştırır. Üstüne mermer, tuğla filan koyup ağırlaştırır, içi öyle rahat eder.Alınabilecek en büyük hoparlörü seçer, hatta hoparlör daha büyük görünsün diye küçük salonu olan ev tutar.Alınabilecek en yüksek watt lı amfiyi alır ama dinlenebilecek en kısık seste dinler. Buna headroom der. Headroom maliyetine dinlediği watt maliyetinin 100 katı para harcadığını fark etmez.Değerlerine düşkündür. İki adet kutsal kitabı vardır, Stereophilus ve Soundus Absolitus. Bu kutsal kitaplarında yazanları kanun kabul eder ve asla tartıştırmaz.   Önce farkında olmadan hiç duymadığı bir aleti ucuza buldu diye şansa alır, sonra nasıl iyi bir alet aldığından emin olmak için interneti günlerce araştırır, delil toplar, bilgi edinir ve önceden araştırmış ve çok beğenmiş, sonradan en iyi aleti almış havalarında etrafta kasıla kasıla dolaşır.      Bazı cinsleri riski sevmez, kulağına güvenmez, bu yüzden moda olan marka veya diğer homulus saphienus audiophilius insanlarında olan markaları tercih eder, yanlışlıkla beğenmeyen olursa kullananları örnek gösterir.100 in üzerinde CD si vardır ama genelde biri Patricias Barberus olmak üzere referans kabul ettiği aynı beş on CD sini dinler durur. Size de dinleterek adamı dumur eder.Homulus saphienus audiophilius insanı zaman zaman müzik te dinler. Ancak genelde müzik dinleme zamanları evde davet verdiğinde önceden dinleteceği müzikleri seçmek amacı ile yapılır. CD leri önceden çaktırmadan işaretler ve kendi bildiği yerlere koyar. Dinleme esnasında gidip o anda şansa farketmiş davranışlarını sergileyerek alır ve dinletir. Herkeş te hesapta yer.Prensip sahibidir. beş kere mail almasına rağmen telefonla özel olarak davet edilmezse Hi-Fi Kulüp toplantılarına gelmez. İçe dönüktür. İnsanlar ile çok görüşmeyi sevmez. Hifi Kulübü kurar, 160 kişiye ulaşır ama en çok 25 kişi olarak bir araya toplanabilir. Kendiliğinden kimseyle iletişim kurmaz, hep aranmak ve erişilmez olmak ister.  Homulus saphienus audiophilius insanı konsere gitmez. Abisinin zurna çalması ile övünerek etrafına gerçek sesi çok iyi bildiği izlenimini vermeye çalışır. Bazı cinsleri zaman zaman konserlere gitse de bunlar akustik konserler değildirler.Açık hava tiyatrosunda 20.000 watt lık seslendirme ile yapılan konserlere gider, aklında kalan sesi bir köşeye kaydeder ve evde aynısını almaya çalışır.Saf kan homulus saphienus audiophilius insanı hep gerçek sese ulaşmaya çalışır ama gerçek sesi bilmez. Gerçek piyano dinler beğenmez, gerçek piyano sesi için piyano böyle çalmamalı der. Eğer kapağı açık bir konser piyanosu görürse hemen kafasını içine sokar ve sonunda aradığı sesi bulmuş olmanın heyecanı ile cep telefonuna sarılır buldummmmmmmm.000 $ a bir elektronik alet alır, arkasına 3.000 $ lık bir elektrik teli takar, altına 2.000 $ lık keresteden platform koyar, içine 2.000 $ lık lamba koyar ve öyle dinler. Yine de tatmin olmaz, bir müddet sonra aletin iç kablolarını değiştirir, fişlerini, soketlerini değiştirir. Kapasitörlerini, rezistörlerini upgrade eder, sesler inanılmaz oldu der, 6 ay sonra hepsini toptan 1.000 $ a satar, başka bir şey alır. Bu maddede anlatıldığı şekilde hayatını anlamsız bir devinim içinde tekamül ettirir durur.  Tabii bu arada aleti birkaç kez yakar ve ağlamaklı bir biçimde bilinen Üsküdarlı elektronik tamircisinin kucağına oturur. Elektronikçi arkadaş ta bu cinslerin özelliklerini ve psikolojilerini yakından hayretler içinde takip ettiği için 10 dakikada onardığı bir alete 200 $ tamir ücretini büyük bir pişkinlik ile istemekte hiç bir mahsur görmez.Her şeyi herkesten iyi bilir. Önce iki tane dergi okur, sona birkaç tweak yapar, sonuçlarını kimsenin bilmediği şeylermiş gibi hararetli bir şekilde uzun uzun anlatır. Hatta anlatımının daha çekici olması amacı ile el, kol ve parmak hareketleri ile destekler, bu arada kendisini öyle kaptırmıştır ki hayretler içinde bakan diğer homulus saphienus audiophilius insanlarına aldırış etmeden anlatır durur.Hayatında ilk defa dinlediği bir sistemde gözünü kesmeyen bir alet varsa bilip bilmeden boku hemen o alete atar, “senin problemin CD de abi, sen şu CD yi bir değiştir bu sistem ne biçim uçacak” CD kayıtlarındaki hataları bazen aletlerin üzerine atar “bak senin sistem tam şurasını hatalı çalıyor abi”   Bol bol yayın okur, ancak bu yayınları, öğrenmek ve hoşça vakit geçirmek için değil, cumartesi dinleme seansında bir araya geleceği diğer homulus saphienus audiophilius insanlarına ne kadar bilgili olduğunu göstermek amacıyla okur. Okuduklarını en azından hafta sonuna kadar aklında tutmaya çalışır. Eğer anlattıkları, başka bir homulus saphienus audiophilius insanı tarafından kabul görmezse, “oğlum bak sen ….nin web sitesini önce oku sonra konuş önce sen orayı oku” diyerek anlamsız tartışmayı sonuçlandırır.  Başka bir homulus saphienus audiophilius insanına dinlemeye giderken, yanında kendi CD lerini götürür, iki dakikadan daha uzun olmayan bir süre için dinler, sonra yüzünü buruşturarak “tamam abi ben duyacağımı duydum” diyip müziği kapattırır. Dumur..Gittiği toplantılarda sistemi dinlemiyormuş, ilgilenmiyormuş izlenimi vermeye çalışır, o arada içinden kendi sistemi ile kıyaslıyordur, beğense bile çaktırmaz ! Eğer dinletenin sistemi iyi çalıyorsa, sistemi sahibi audiophilus, “bak şu parçayı dinle, bak şurasını dinle” şeklinde istekte bulunduğunda isteksiz bir şekilde tavanı, odadaki eşyaları filan incelemeye başlar, iki dakika geçmeden yine dinlemeyi keser ve yanındakine laf atar “eee senin sistem işleri nasıl gidiyor!”  Amaç başkasının iyi çalan sistemini kabul etmemektir.  Sistemin sesini daha ilk CDnin ilk parçasının ilk birkaç dakikasında, evindekine benzer bulmadıysa, ki buna beğenmemek denir, dinleme hemen orada kestirilir, ses kıstırılır, sistemin daha iyi çalması için gereken tavsiye ve danışmanlıklar, diğer homolus saphienus audiophilius insanları ile birlikte koro olarak tek tek anlatılmaya başlanır, hatta kendini bu anlatıma öyle kaptırır ki akşamın geldiğini anlamaz, telefonu çaldığında eyvaaah karım arıyor ben geç kaldım abi diyerek sizi s…k gibi bırakıp kalkıp gider. O gün konuşmaktan akşama kadar toplamda bir CD bile dinlenememiştir.   Yeni bir hoparlör alır, tüm parasını harcar, üzerine borçlanır, müthiş oldu değermiş diye düşünür ve diğer homulus saphienus audiophilius insanlarını bu güzel sesi dinlemeleri için davet eder. Ancak onlar gittikten sonra kendisine verilen ücretsiz tavsiyelerden dolayı maneviyatta çökmüş ve ağlamaklı bir halde hoparlörü satıcıya yarı parasına iade edip başka bir şey almanın yollarını aramaya başlamıştır bile.Bu işlem, homulus saphienus audiophilius insanlarının dünyasında “kaka atma işlemi” olarak adlandırılır. Bu kaka atma işlemleri, özellikle çıkışta otoparkta arabalara binerken, ya da trafikte geri dönenlerin telefon trafiği ile maksimum noktalarına erişirler.Tutarlıdır. Bir alet alır, altı ay geçmeden durup dururken aletten soğur, gider yarı fiyatına satar, babaannesi dahil herkese de aleti kötüler.Altı ay sonra başka bir homulus saphienus audiophilius insanının evine gittiğinde onun sisteminde de aynı aletten çalmaktadır. Sesi bu sefer çok beğenir, abi alet güzelmiş benim problemim demek ki başka yerdeymiş diyerek aynı aleti gider sattığı fiyatın iki misline tekrar satın alır.Üstteki paragrafta anlatılan devinim bir kaç kez gerçekleştikten ve alet ona normalinin dört katına mal olduktan sonra o aletten öyle bir nefret eder ki, bir daha hiç almamak için kesin karar verir. Bu arada artık kesinlikle satmaya karar verdiği bu bahtsız aleti herkese övmeye başlar, denemeye filan başkasına götürür. Eğer balık oltaya takıldıysa zoraki bir şekilde arkadaşını çok ısrar etti diye satar, satıştan iki hafta geçmeden nasıl kötü bir alet olduğunu her yerde anlatır, yeni sahibini kudurtur, müritlik ilişkisi işte burada bozulur.Homulus saphienus audiophilius insanının bir türü, kimin aletini dinlerse onu beğenir, evine gelip tüm aletlerini yarı fiyatına satar. Diğer bir türü ise kimin aletini dinlerse hiç beğenmez. Bütün gün kafa ütüleyerek sahibinin kafasına nifak sokar ve adamın tüm aletlerini yarı fiyatına sattırmak zorunda bırakır. Zaman zaman bu yaptıkları için cehennemde MP3 playera kalacağının korkusunu duyup vicdan azabı da çeker.  000 $ a aldığı kabloyu karısına 30 $ a aldım hayatım pahalı ama değer diye bir güzel yutturur. Karısı ise içinden bu tele 30 $ vermek geri zekalılık diye düşünüyordur. Bu arada 16 katlı apartmanın tüm kablolamasını 3.000 $ a yaptırdım diyen müteahhit arkadaşlarını da kulağı duymaz.Eğer çevresi genişse, aldığı kabloyu en fazla 6 ay kullanabilir. Bu arada öyle çok öneri ve eleştiri alacaktır ki 6 ay içinde yarı fiyatına satacaktır.Bu nedenle bu cins homulus saphienus audiophilius insanlarının ne zaman neler aldığını bilmek, birkaç ay sonra yarı fiyatına iyi bir kablo sahibi olmak anlamına gelebileceğinden kaçırılmaması gereken bir fırsattır.Birine gider dinleme yapar, beğenmez, evine gelir bu sefer de öbüründen sonra evindeki ses tatmin etmez. Hırslanır ve diğer hemcinslerine çaktırmadan yollara düşer.Eğer dükkanınıza birkaç homulus saphienus audiophilius aynı anda uğradıysa boşverin, geyik muhabbetine gelmişlerdir, satın almaya niyetleri yoktur. Kahve ister çay ister muhabbet eder, uzun vadede nasıl en pahalı cihazları alacaklarını anlatır çeker giderler.Ama eğer, hele de hafta arası, öğle vaktinden evvel bir homulus saphienus audiophilius yaratığı yalnız başına gelmiş ve raftaki aletlere bakınıyor, helekine de elinde birkaç CD var ise vardır onun bi bildiği ;) Size bir çakış fırsatı yaklaşıyor demektir.Aletlerin önünden çok arka tarafı ile ilgilenir. Kablolar nasıldır, fişler WBT Next Gen midir, birisine gider gitmez ilk baktığı yer aletlerin önü değil arkasıdır.Yıllarca uğraşır, müthiş bir sistem kurar, sonra müzik yerine davul, dümbelek, garaj kapısı, tükürük sesi dinler.Müzik firmaları, bu tip homulus saphienus audiophilius insanlarını mutlu edebilmek için bazı kayıtların içine kapı gıcırtısı, mide gurultusu, saat sesi, telefon zırıltısı, cam tavandan gelen yağmur sesi, stüdyonun dışından geçen araba gürültüsü gibi bazı efektleri koyarlar. Bu CD ler bir anda öyle popüler olur ki, piyasada bulmak imkansızlaşır. Tüm sistemler bu CD lerle denenir, abi benim sistemde bu kapı gıcırtısı ne biçim duyuluyordu senin sistem biraz örtülü abi.Başka bir türü de dünyanın parasını verip sistem kurar, ancak CD almaya cimrilik ettiğinden sürekli kopya CD kullanır ve çıkan ses kalitesinden hiçbir memnuniyetsizlik duymaz, bilgisayarda Windows kopyalanınca kötü mü çalışıyor hocam, ki bu kötü çalsın diyerek sizi susturuverir. !!Homulus saphienus audiophilius insanı, hakikaten ve de gayettedanak çok ümitsiz bir yaratık olup neslinin tükenmesini önlemek için bu yazının ihbar kabul edilerek yetkililerce acilen önlem alınması gerekir.Ağustos 2003    Özhan AtalayYazarın Notu : www.audiophile.org, bu makaleyi yazmak istemem, sonra da bir yerlerde yayınlamak istemem ile oluştu. Bu makaleyi atalay.biz adlı web sitemde yayınladım, bu dünyanın içindeki kişiler kendilerinden ve arkadaşlarından bir şeyler buldular, makale hızla yayıldı. Ardından diğer makalelerimi yayınladım, onlar da ilgi uyandırdılar. İngilizcelerini hazırladım, Dünya’da da ilgi uyandırdılar. www.atalay.biz şahsi sitem idi ama bir anda hifi meraklılarına hitap eder hale geldi. Kendi işlerimden onu ayırmam gerekiyordu, rahmeti Erol Erkmen’in anısına www.nonamehifi.com u kurarak içeriği oraya taşıdım, büyüdü ve gelişti, tüm Dünya’ya hitap eden www.audiophile.org ce www.odyofil.org haline geldiKullanım arttıkça işleri daha profesyonelce yapmak veya kapatmak gerekiyordu, elbette kapatamazdım, devam ettirdim, amaç para kazanmak değil Dünya’nın en büyük birkaç odyofil gurubundan biri olan Türk odyofillerini bir arada tutmak idiBu dönemde uzun yıllarca sürekli reklam vererek bana çok destek olan dostlarımAdnan Arduman – Timpani Audio & ViddeoDemir Çetiner – Mavi HiFiTunç Bozoğlu – Lotus ConceptOrhan Aydoğan – Extreme Audioİbrahim Geniş – AudiogenAydın Kutlu – Tayf AudioAltuğ Koç – Duet AudioUğur Çakın – Cream AudioAlican Mermertaş – Can-HifiHakan Burkut – Dükkan HiFiDaha sonra aramıza katılan Ufuk İncecik – Select HiFi, Soundathome – Mustafa Bayram,  Siteye katkılarını esirgemeyen Tanju Ünlüsoy – Audiophile Tubes, Murat Pancaroğlu, Sennheiser Türkiye, TTAF, SRC Elektronik, Amplified Parts, Audio AVM ve BL Müzik e de sonsuz teşekkürler sunuyorum

comment